Kıbrıs’ta Yine Sadece ‘Umut’ Var

Kıbrıslı Rumlar geçtiğimiz haftaki cumhurbaşkanlığı seçiminde adanın geleceği için çözüme yakın duran Komünist AKEL lideri Dimitris Hristofyas’ı cumhurbaşkanı seçerek adanın sorunlu tarihinde yeni bir dönem başlattı. Adada “çözümsüzlüğün adresi” haline gelmiş olan eski cumhurbaşkanı Tasos Papadopulos bu defa 17 Şubat’taki ilk turda yarışa veda ederek Türk tarafının yüzünün güldürmüştü çünkü Çalışan Halkın İlerici Partisi (AKEL) 2004 yılına kadar Kıbrıslı Türklerle özellikle de CTP ile ortak bir duruş sergilemiş ve sorunun BM ya da AB dayatmasıyla değil Ada halklarının ortak adımlarıyla çözüleceğini savunmuştu. Seçimi kazanan Hrisyofyas ilk iş olarak ‘Kıbrıs’ın birleşmesi için derhal işe koyulma’ sözü verdi ve Kıbrıslı Türklere ‘Kaderimizi elimize alalım’ çağrısı yaptı bile.

Ancak yeni cumhurbaşkanı Hristofyas’ın sicili öyle çok da temiz değil. 2004 yılında Annan Planı’nın Türkiye’nin çıkarlarını kolladığını ve plandan Kıbrıslı Rumların zararlı çıkacağını savunarak referandumdan “oxi” çıkması için elinden geleni yapan Hristofyas’ın bu bu tarihi manevrasını Kıbrıslı Türkler 4 yılda unutmadılarsa da cumhurbaşkanı olmasını memnuniyetle karşıladılar çünkü yenilen Papadopulos 1964 yılında Erenköy bölgesine asker indirmek için yaklaşan Türk gemisinin 12 mil sınırları içine girmesi durumunda “kendilerini savunabilmek için 75 dakikada Kıbrıslı Türkleri temizleyebilecekleri” söyleyecek kadar tarihi kanlı biriydi. Hristofyas’ın tercih edilmesinin sebebi bundandır. Önümüzdeki süreçte ise tablo şu şekilde: Birleşmiş Milletler’de adaya iki toplumlu federasyon çözümü getirmeyi planlayan 2006 yılında imzalanan 8 Temmuz Mutabakatı’nın uygulanabilirliğine bakılacak ve yeni bir plan ortaya koyulacak. Ancak bu şimdilik mümkün görünmüyor çünkü Türk tarafı artık bunun imkansız olduğunu düşünüyor. Hatta KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat Hristofyas’ın AB üyesi Kıbrıs Devleti çatısı altında birleşme önerisine yeni bir devlet anlamına gelen “bakire doğum” şartları olduğunu söyleyerek karşı çıkıyor. Kosova’nın bağımsızlığı ve Putin’in Kosova’yı tanıyan AB devletlerine “KKTC’yi tanımamanız utanç verici” çıkışı KKTC’nin ‘bağımsız devletin tanınması’ isteğinde elini güçlendiriyor. Annan Planı’nın asla geri gelmeyeceğini söyleyen Hristofyas’ın bunun karşılığındaki somut çözüm önerisi ise şu an muallak.

Kıbrıslı Rumların bir atasözü vardır. “Yumurta da taşın üstüne düşse, taş da yumurtanın, olan yumurtaya olur.” Kıbrıs’ta iki halkın çektiğini bundan daha iyi açıklayan bir söz bulunamaz. Britanya’nın sömürgesindan kurtulduktan sonra karşılıklı katilamlara sahne olan Kıbrıs’ın acısı devletlerin çıkarları yüzünden dindirilemiyor. Ne Kıbrıslı Türkler ne de Kıbrıslı Rumlar birbirlerinden çektiklerini unuttu. Unutmadılar ama geleceklerini kanlı tarihin üzerine inşa edemeyeceklerinin de farkındalar. Umut edelim Kıbrıs’ın geleceği geçmişi kadar karanlık olmasın.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s